Edebi Akımların Şiire Etkisi

• Yaşamı güzelleştiren insanı hayata bağlayan, öz duygularla zenginleştiren edebiyattır.(Suut Kemal Yetkin) Edebiyat tarihinin gelişen ve yenileşen dünyada yaşantımızla beraber bizlere oluşturduğu bir düzenek vardır. Edebiyat bu düzeneği oluşturan bir parçadır. Toplumun getirdiği yenilikler ve düzenlemeler ile beraber hep yenileyici olarak devam etmiştir. Sanat kendini etkisi altına aldığı yaşamıyla özdeşleştirirken bunu yansıtan sanatçı da kendisini o akıma kabul ettirmiştir.
Sanatı ön plana çıkararak edebiyat tarihinde pek çok türler,eserler ve bunlara müteakiben akımlar meydana getirilmiştir. Her birinin aynı görüşte olup belirledikleri ilkeler doğrultusunda da ortaya çıkan eserleri bir başlık altında toplamışlardır. Edebiyatın her döneminde mutlaka rastladığımız akımlar olmuştur. Bunlar için örnek eserler vererek edebiyata öncülük etmişlerdir. Özellikle Batı edebiyatından etkilenen sanatçılar Kendi türlerine bunu aktararak edebiyat tarihimizi zenginleştirmişlerdir. Avrupa’daki sanat anlayışı insana değer verme esasını ele alarak başlamış olsa da sonraki dönemlerde Rönesansçılar bunun üzerine özgürlük düşüncesini eklemişlerdir. Kitaplarında da rastladığımız Shakespeare, Montaigne gibi ünlü düşünürler bu akımların başını çekenler arasında bulunmaktadırlar. Bunların arkasından devam eden 13 edebiyat akımı daha vardır. Söylediğim gibi bunlar birbirinden etkilenerek ve yaşamın oluşturduğu sosyal, siyasi, ekonomik, kültürel şartlardan dolayı meydana gelmiştir. Pekala türlerimizden şiiri ele alırsak bu akımların şiirler üzerinde ne gibi etkiler yarattığını ortaya çıkaralım. Her şeyden önce şiir insanın ruh halini en hızlı ve öz biçimde ortaya koyan bir türdür. Sanatçı benimsediği duyguları yansıtırken yaşadığı sürecin tavrınıda ortaya koymaktadır. Bu şekilde kendisini farklı başlıklar altında toplayabilirken bazende bir yörünge üzerinden devam etmektedir. Şiiri daha akıcı bir hale getirmektedir. Yani kişilerin ruhi davranışlarını etkileyen onların kişiliklerini çizen çevre ve ortamın tanıtılmasına önem verilir.Bu edebi akımlar daha çok toplumu ele alırken bazende bireysellik ön plana çıkmaktadır. Dil ve üslup bu anlatımlarda önemli olup toplumun anlayacağı biçimde eserlerde anlaşılır hale getirilmektedir.Akımlar her zaman birbirini tamamlayıcı olmayıp birbirinin zıddı da olabilir. Zaten bir öncekine tepki olarak doğduğundan aynı görüşü benimsemeye bilirler. Bu akımlardan hayali unsurları ön plana çıkaran freud “insanoğlunun dış dünyadan edindiği alışkanlıklar,istekler bilinçaltına toplanır. Bu istekler düş, rüya durumunda çözülerek ortaya çıkar” ifadesi ile sürrealizm( gerçek üstücülük) akımını tanımlar. Kurucusu nun sözleri ise şiir üzerinden bakıldığı zaman tamda onu ifade ettiğini söyleyebiliriz. İster söz ister yazı ile düşüncenin gerçek işleyişini ortaya çıkarmak için başvurulan vede içinden geldiği gibi yazma eylemidir. Öylesine ortaya atılan bir durum söz konusu olmamakla bu edebi akımları anlamak için oluşturdukları kültürel zemini iyi bilmek gerekir. Bunun için topluma ve sanata yaklaşmak gerekir. Sadece bu akımların edebiyatı oluşturduğunu düşünemeyiz aynı zamanda güzel sanatların ( resim, heykel,musiki vb. ) kapsadığını bilmeliyiz. Sanatçılar yaşadığı dönemdeki şartları bu akımlara girerek eserlerinde açık bir şekilde ifade etmişlerdir. Örneğin Klasizm akımına türk edebiyatında bakıldığı zaman Şinasi ve Ahmet Vefik Paşa temsil etmişlerdir. Üstelik Ahmet Vefik Paşa batılı sanatçı Moliere den esinlenerek yaptığı çevirilerle edebiyatımıza Klasizmi getirmiştir. Yine birbirine tepki olarak veya eskiye bir yenisini ekleme düşüncesi ile romantizm ortaya çıkmıştır. Topluma önem veren ve günlük yaşantıdan anlatan bu akım gözleme önem verdiğini açıkça ifade etmektedir. Türk edebiyatında Recaizade Mahmut Ekrem , Mehmet Akif gibi bir çok sanatçı bulunurken Tanzimat döneminde Şinasi, Ziya paşa gibi düşünürler romantikliğe gitmişlerdir. Bu şekilde realizm, naturalizm, parnasizm, sembolizm, sürrealizm, empresyonizm, ekspresyonizm , kübizm , fütürizm , egzinstansiyalizm , dadaizm akımları devam etmektedir. Her birinin bir diğerinden etkilenerek ortaya çıkması ile oluşan bu akımlar sanatçıyı ve sanatı daha açık hale getirmiştir. Sanatçı ifade etmek istediklerini eserinde belirttiği şekilde bu akımlara dahil olurken genel kullanış biçimlerini de ortaya çıkarmış bulunmaktadır. Ayrıca bu akımlar üzerinden etkilenerek bir diğerini oluşturmaya başlamışlardır. Bir sanatçı döneminde yansıttığı akıma tepki olarak bir başka sanatçının eseri ile karşı karşıya kalırken bu şekilde edebiyatın ve edebi türlerin değişken bir hal aldığını görebiliyoruz. Bu akımlar gözlem ve deneye yer vererek içselliğini koruduğunu da ifade edebiliriz. Bu şekilde edebi akımların şiirler üzerinde etkisini görmüş oluruz.

[Toplam: 2   Ortalama: 5/5]

4 Yorum

  1. Mükremin Aslan Mükremin Aslan demiş ki:

    Güzel bir konuyu kaleme almışsınız. Edebiyata ve şiir yazmaya başlamadan önce sanatçılarımıza okutulması gereken bir eser.

    19 Ekim 2020
    Yanıtla
  2. Fatma Gülten demiş ki:

    Kalemine ve yüreğine sağlık kardeşim …

    19 Ekim 2020
    Yanıtla

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir