Sanat Ne İçindir?

Edebiyat hayatımıza girdiğinden bu yana hep bir tartışma olagelmiştir. “Sanat Sanat İçin Midir? Sanat Toplum İçin Midir?” Hatta ve hatta münazaralara dahi konu olmuş olan bu anlayışlara şimdi gelin beraber en başından bakalım.

Sanat İçin Sanattan başlayalım o zaman. Fransızca’da I art pour I art olarak anılan bu akım Türkçemize Sanat İçin Sanat olarak geçmiştir. Ve bu akımı savunanların görüşünü biraz daha açacak olursak sanatın sadece sanat üzerinden bakılmasına ve sanatın sadece “sanat yapmak” amacıyla eser ortaya konulmasını benimsemişlerdir.

Ayrıca sanatçı için toplumsal konuların hiçbir kıymeti harbiyesi yoktur. Eser sahibinin yazdığı eserde sadece teknik unsurlar önemlidir. Örneğin bir şiir teknik açıdan kusursuz ise bu onlar için en ideal şiirdir.

Binaenaleyh bir şiir de aranan ses uyumu, hece, kafiye gibi özelliklerdir. Şiiri şiir yapan bunlardır.

Onlara göre daha demin de bahsettiğim üzere toplumsal konular eser üzerinde gereksizdir ve topluma bir şey kazandırma uğraşı saçmadır.

Sanatın bu konular için kullanılması onu sanat olmaktan çıkarır. Sanat eseri okuyan kişiyi biçim anlamında doyuruyorsa bu onlar için tek kelime ile mükemmel bir eserdir.

Sanat Sanat İçindir tezini savunan Dünya Edebiyatın’dan Théophile Gautier ilk sanat sanat içindir fikrini ortaya atan kişi olduğu söylenir.

Türk Edebiyatı’nda ise bazı sanatçılarımızın Sanat Sanat İçindir tezi ile ilgili şu savunucu sözleri vardır;

Necip Fazıl Kısakürek: Ben şiiri, her türlü hasis gayenin üstünde, doğrudan doğruya kendi zat gayesine -san’at için san’at- fakat kendi zat gayesinin sırrıyle de Allah’a ve Allah dâvasının topluluğuna -cemiyet için san’at- bağlı kabul etmiştim. İşte kitaplık çapta zuhuruma kadar beni bekleten ve bu zuhura mânâda ve maddede şekil veren baş ölçü!”

Ahmet Hamdi Tanpınar:  “Benim için sanat, malzemesinin imkan ve hususiyetlerinden bütün hayata doğru genişleyen bir yığın problemin çözülme noktasıdır. Sanat, insan içindir.”

Sanat Toplum İçindiri savunan sanatçıların ise temel görüşü adından da belli olduğu üzere, eserin ana konusunun toplum, toplumsal konular ve toplumun faydasına olan konuları ele almaktır. Yani sanatın kesin olarak toplumu eğitmek olduğunu savunurlar.

Ayrıca sanatçıların topluma hitap eden, toplum ile yakın ilişki içerisine girebilen, yakın ilişki kurabilen bir insan olması çok büyük önem arz eder. Ayriyetten büyük bir çevre tarafından takip edilen ve tanınan kişiler olması keza aynı önemdedir.

Tabii kim büyük bir çevre tarafından tanınsa kendini güçlü fakat aynı zamanda sorumlu hisseder ve bu nedenle de yaptıkları işleri daha da büyük özveri ile yaparlar. Aynı zamanda da bu sorumluluk onlara toplumsal bir duygu da kazandırdığı için, toplumu eğitmek görevini kendilerine borç bilirler.

Sanatçılar eserlerinde genellikle şunlara dikkat çeker: Halkın sorunlarına önem vermek, halkı bu konular ile alakalı olarak bilinçlendirmek. Eserde en önemli nitelik ise yazdığı yazının herhangi bir durum karşısında faydalı olmasına vesile olmak, kısacası toplumsal nitelikli olmak…

Sanat Toplum İçindir’i savunan Türk Edebiyatı’ndaki bazı temsilciler şunlardır;

Ahmet Mithat Efendi

Rıfat Ilgaz

Nazım Hikmet

Yaşar Kemal

Şimdi aslolan konuya gelirsek, bana göre Sanat ne içindir?

Bir yazar olarak ben genel manada siz sevgili okurlarımın her zaman iyiliğini düşünmeye ve yaşadığım yahut çevremde bir şeyler yaşayan yakınlarımdan aktardığım tecrübeler ile size fayda sağlamaya çalışıyorum. Asıl yazı yazmaktaki amacım sizlere destek olmak fakat şöyle bir konu da hasıl oluyor tabii içimde, daha demin sanat sanat içindiri anlatırken bahsettiğim gibi yazdığım yazılarda teknik yönden kusursuz olmasını da isteyen ve tercih edenlerdenim.

Binaenaleyh ben bu iki tezin birbirini tamamladığını, birbirinin paradoksu olduğunu düşünenlerdenim. Hani bazı münazara konuları vardır; başarıya zeka ile mi ulaşılır çalışmak ile mi, para her kapıyı açar mı açmaz mı, bir ülkeyi kalkındırmada eğitim mi önemlidir ekonomi mi? Gibi bu şekilde konular nasıl iki taraflı da savunulabilirse, daha demin anlattığım tezler de birbirini tamamlayan tezlerdir ve her türlü iki taraflı da savunulabilecek olan konulardır.

Aslında bu iki tezde seçebileceğim bir tez bulamıyorum. Siz yorum yaparak hangisini desteklediğinizi açıklamanız ile belirtirseniz beni de aydınlatmış olursunuz.

Kalın sağlıcakla…

Erva Esma GÜLER 

[Toplam: 2   Ortalama: 5/5]

20 Yorum

  1. Rabia demiş ki:

    Eline, kalemine, yüreğine sağlık, başarılar 🙂

    30 Ekim 2020
    Yanıtla
  2. Fatma Beyza Başaran demiş ki:

    Kalemine sağlık güzel kardeşim, çok güzel şeyler aktarmışsın. Umarım istediğin yerlere gelirsin. Yolun açık, kalemin keskin, adımların büyük ola❤

    30 Ekim 2020
    Yanıtla
  3. Zeynep Sude demiş ki:

    Mükemmel olmuş, kalemine sağlık…

    30 Ekim 2020
    Yanıtla
  4. Rabia demiş ki:

    Kalemine sağlık, yine çok başarılı bir yazı olmuş

    30 Ekim 2020
    Yanıtla
  5. Tuğba demiş ki:

    Eline emeğine sağlık ,çok güzel yerlere inşAllah

    30 Ekim 2020
    Yanıtla
  6. Rabia demiş ki:

    Elinize sağlık Erva Hanııım

    30 Ekim 2020
    Yanıtla
  7. Hasibe Ebrar demiş ki:

    Her zaman ki gibi çok güzel ve bizi bilgilendiren yazı olmuş. Yüreğine sağlık…

    30 Ekim 2020
    Yanıtla
  8. Ayşe demiş ki:

    Ellerinize sağlık Erva Esma Hanım böyle güzelliklerin devamını dileriz.

    30 Ekim 2020
    Yanıtla
  9. Aliye Nur Akarsel demiş ki:

    Erva hanım benim için sanat sanat içindir; anlayışı şiirlerimde ,sanat toplum içindir; anlayışı ise yazılarımda gösterir ve o şekil de değerlendiririm. Çünkü şiir yazarken okuyucuya bir sempati, rahatlık, güzellik, vs. Sanatı ön plana çıkarırım. Yazılarda toplumsal sorunları ele aldığımdan bunun aksini iddia ederim. Göreceli bir kavram olan bu konu için de herkesin görüşüne saygı duyduğumu ifade etmek isterim.

    30 Ekim 2020
    Yanıtla

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir