Kategoriler
Edebi Alem

Bırakın Ruhlar Özgür Kalsın Artık!

Yaşama dair birçok şey çocuk için merak konusudur. Konuşmaktan, sormaktan, gezip görmekten zevk alır. Sorular sorar, aniden ortalıktan kaybolur.  Bir an da hiç olmayacak bir şey yapar ve bu durum onu çocuk yapar. Her birey hayatının bir aşamasında çocuk olmalıdır ve çocukluğunu zamanında, doyasıya yaşamalıdır. Neden mi? Çünkü biz bir çocuğun elinden çocukluğunu alırsak yaşayamadığı, yarım bıraktığı çocukluğu onun peşini hiç bırakmayacak! Zaman geçtikçe yalnızlaşacak, öfke dolup saldırganlaşırken çaresiz kalacak… Çaresizleşen, yalnızlaşan bireyler ebeveyn olduklarında çok daha kötü bir şey yapacaklar. Çocuk olma hakları bile ellerinden alınan bu bireyler “ben yapamadım evladım yapsın!” diyerek özgürlüğün sınırsız bir şey olduğunu düşünen, bencil bireyler yetiştirecek. Sonuçsa aşırı baskı ile yeştiştirilen bireylerin baskısız yetiştirdiği bireyler ile çatışması olacak. Bu çatışmaların arasında da hep masum olan kesim kalacak! Kadınlar, çocuklar ve hayvanlar!

Yetiştirilemeyen, büyüyemeyen, çocukluğu ellerinden çekip alınırken içindeki çocuğun öfkesinde boğulan her birey etrafını boğmaktan çekinmeyecek! Nefretine hakim olmayacak, kinini kusmak isteyecek ve kusacak da! Bizler sorumluyuz katledilen her kadından, istismar edilen her çocuktan, eziyet gören her canlıdan bizler sorumluyuz. Yetiştiremediğimiz çocuklardan sorumluyuz. Bırakın çocuğunuz bir test az çözsün ama bir kitap fazla okusun, bırakın çocuğunuz oyun oynasın öfkesini nefretini oyunlarda tüketsin. Bırakın çocuğunuz çocuk olarak kalsın. Ne yaşayamadıklarınızla ne de yaşamasını istediklerinizle boğun onu! Bırakın artık çocukları! Bırakın artık çocukların hayallerini! Bırakın artık çocukların ruhlarını! Özgür bırakın artık… Düşerse tutarsınız, yorulursa nefeslendirir, ağlarsa avutursunuz. Ama bırakın ağlasın, yorulsun, düşsün… Yeterki çocukluğunu yaşasın!

Hiçbir sebep bir kadının bilmem kaç bıçak darbesi ile ölmesini, bir çocuğun istismar edilmesini, bir kedinin canlı canlı yakılmasını açıklamaz. Affettirmez, masumlaştırmaz. Ama yanlış yetiştirilen her birey, insan olamayan her birey kravat taktı diye ödüllendirilirken aklına yeni kurbanları gelecek. Bir kravat daha alırız ne olacak rahatlığı ile dolaşırken sokaklarda karşısına çıkan her canlı onun bir adım sonra ki kurbanı olacak. Bırakın çocuklar çocuk olarak kalsın ki bu çirkin hikayede katilde olmasın katledilende olmasın! Güçlü bireyler yetiştirmek katleden olmayada, katledilen olmayada hatta katledene yancı olmayada çare olacaktır. Ama güçlü birey ifadesinin fiziksel güçten çok daha öte bir şey olduğunu önce bizlerin öğrenmesi gerek bu yüzden, bırakın ruhlar özgür kalsın artık!

“Bırakın Ruhlar Özgür Kalsın Artık!” için 5 yanıt

Bi’ solukta okudum kaleminize, yüreğinize sağlık. Betül Hanım toplumumuzun hatta tüm dünya toplumlarının varolan sorunlarını ve bu sorunların çözümünü dile getirdiğiniz için size çok teşekkür ediyorum. Bırakın ruhlar özgür kalsın artık!

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir