Gitme Vakti

Belki de gelmiştir gitmenin vakti.
Mesela bir gece ansızın çekip gitsem
Ya da bir gün batımında.
Belki de yağmurlu bir havada gitmeliyim..
Evet..!
Kır çiçekleri çoktan solup gitmişken
Ve son çiçeği de düşmüşken dalından orkidenin,
Gitmeliyim.

Beklemeye gerek yok açmasını kasımpatıların.
Yokluğumla kim ne kaybeder ki?
Belki de,
Yokluğumu kim fark eder ki, diye sormalıyım.
Sahi eder misiniz?

Bunlar bir yana,
Varlığım kime ne kazandırdı?
Kimin diğer yarısnı tamamlayandım
Ya da cümlelerinin eksik kelimesi oldum?
Kimdi yana yakıla, ‘aşk’ diye düşüp de yollara beni arayan?

Boşverin!
Çok da önemli değil aslında.
Zira, hikayemde yer verdiğim her biriniz
Beni parça parça eksilttiniz.

Dedim ya, belki de gelmiştir gitmenin vakti.
Ve ben, kimbilir hangi günahın hesabını vermekteyken,
Tüm bunlar umurumda mı olur sanıyorsunuz.
Yazılacak üç-beş cümlem,
Yarım bırakılmış birkaç şiirim kaldı.
İşte bir tek bunun için açık gider gözlerim.
Kapatırken sakın ola ağlamayın.
Ağlamayın ki, kirlenmesin timsah gözyaşlarınızla üzerim.
Bir de, ardımdan öyle ‘iyi bilirdik’ de demeyin.
Madem iyidim, neden hep cehennemdi dünyam verdiğiniz acılarla
Yüreğimi neden hep kor ateşlerde yaktıkça yaktınız?
Demeyin ki, kirlenmesin yalanlarınızla toprağım.
Haa! Bir de helallik kısmı var, değil mi?
Onun için de yormayın kendinizi, nasılsa duymayacağım.
Bense çoktan helal ettim hepsini.
Hani, affettiğimden falan değil de,
Düşen maskelerinizle bir bir ortaya çıkan sahte yüzlerinizi
Tekrar görmeye tahammülüm yok.
Cennete mi düşer yolum, cehenneme mi?
Orası muamma…
Çıkıp da karşıma
Ne değin dokunun gül bahçeme,
Ne de ateşimin kıyısından geçin.

Canan Türkarslan Kiraz

[Toplam: 1   Ortalama: 5/5]

İlk Yorumu Siz Yapın

    Bir cevap yazın

    E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir