İnsan Olmak

“Uçurumun kenarındayım, ayaklarımın altından kayan toprağa direnmiyorum. Aksine toprak
olup uçurumdan aşağı savrulmak istiyorum. Gözlerimi kapattım, derin bir nefes aldım. Ben
artık bir kum tanesiydim. Kayıp gitmeliyim yer yüzünden… Uçuruma arkamı dönüp,
kollarımı açtım, gözlerimi yavaşça araladığımda ağlayarak bana doğru koşan annemi gördüm. Bana yaklaşmasını bekledim, rüzgarda savrulmadan önce dünyanın en güzel yüzünü son kez görmek istedim. Annemin yüzü yeterince netleştiğinde gözlerinde ki korkuyu gördüm.

Bir an dedim “yapma Sema, yapma! Anneni bu halde burada bırakma!” Ama olmaz bunu ona yapamazdım. Kendimi geriye doğru bırakırken anneme seslendim. “Artık üzülme anne, artık ağlama benim yüzümden artık ağlama anne…” Ben sona doğru süzülürken annemin “KIZIM!” diye haykırışı yankılandı uçurumda. Ömrümün son saniyelere annemin sesiyle dolmuştu. Ve ben ilk hatamı bir kereden bir şey olmaz diyerek yapmış, ikinci hatamı ise annemi bensiz bırakarak yapmıştım. O haykırışı rüzgara karışıp tokat gibi çarptı yüzüme, intihar benim için bir çıkıştı evet ama benim intiharım anneminde ölümüne sebep olmuştu… özür dilerim anne, özür dilerim böyle olsun istemedim… “
Neydi Sema’yı uçurumun kenarına getiren gerçekten uyuşturucu mu? Yoksa etrafında ki insanların bencilliği, ön yargısı, umursamazlığı, mükemmelliyetçiliği ve daha fazlası mı? Peki Sema neden uyuşturucu kullanmaya başladı? Kimin yüzünden kullandı? Tamam tamam şimdi suçlu biz mi olduk dediğinizi duyar gibiyim. Geçelim bu masalları hakikati konuşalım biraz, dürüst olalım kendimize… Sema lise çağlarındayken “Eğer kullanmazsan bizim yanımızda işin yok!” diyen arkadaşları yüzünden ilk kez uyuşturucu kullandı.

Çok acı değil mi? İçinizden kullanmasaydı yalnız kalmayı göze alsaydı dediğinizi duyuyorum. Ama Sema’nın babası yüzünden sevilmemekten korkan özgüvensiz bir kız olduğunu aklınızdan
çıkarıyorsunuz. Tamam buna da “Babasının suçu bizle ne alakası var,” diye biliyorsunuz. Peki o zaman Sema’ya ilk uyuşturucuyu uzatan o gençleri kimler yetiştirdi? Sema Amatem’ e yattığında onun için çırpınan annesine mahalleyi kim dar etti? Hastane de bağımlılığından kurtulmaya çalışan kızın kulağına kim annesine yapılan eziyetleri fısıldadı? Artık sorulara “Biz,” diye cevap vermeye başladık mı? Başladık başladık… Daha üç yaşında ki çocuğa “Ben yapamadım evladım yapsın,” diyerek edepsizleştirdik nesilleri, marifet bildi çocuk yolunda giden karıncayı ezmeyi…

Sonra baktık ki ağaç yaşken eğilmiş çocuğumuzun söz dinleyeceği yok o zaman çevresinden kötülükleri temizleyelim görmesin dedik… Semanın ayyaş babasını ötekileştirdik, ailesinden uzaklaştırıp Sema’yı babasız bıraktık yetmedi. Semayı babasının davranışlarından dolayı küçümsedik, yalnız bıraktık. Sema’da ilk gel arkadaş olalım diyenlere uyup düştü bu çukura peki biz durduk mu? Durmadık içkici babanın kızı uyuşturucu kullanıyormuş diye yedi cihana haber salıp düştüğü çukurun en dibine ittik kızı… Görmedik!

O çukurda çırpınırken bir yandan kurtarın, yardım edin diye haykıran Sema’yı… Bu arada annesinin yaşadıklarından bahsetmek bile istemiyorum. İnsan olmaktan uzak olan ruhlarımız kötülük saçarken darma dağın ettiklerimizi anlatmak bana ağır geliyor! Eğer insan gerçekten sevebilseydi kendi evladını bencil yetiştirmezdi. Eğer insan gerçekten sevebilseydi bırak Sema’yı, Sema’nın babasına el uzatır Sema’yı babasız bırakmazdı. Eğer insan gerçekten sevebilseydi insan olurdu…

Gülsüm Betül Toprak

[Toplam: 1   Ortalama: 5/5]

İlk Yorumu Siz Yapın

Bir cevap yazın