Keder

Dünyanın neresine kaçarsak kaçalım, yetmiyor… İnsan kendinden kaçamıyor. İnsan herkesten kaçıyor, her şeyi atlatıyor da. Kendinden, benliğinden kaçamıyor… Yüreğim de bir ses, attığım her adımın gölgesi. Yüreğim de bir sancı gittiğim her yerin tozu, toprağı. Söylesene yüreğim ne istiyorsun benden? Ne zamana kadar devam edeceğiz seninle böyle? Bitmeyecek mi kederin?

Biter mi hiç keder? Gönlü yorgun olana, gönlü hassas olana biter hiç keder? Bitmez ya, bitmez elbet! Dünyaları taşırsın sırtında, kan kusar kızılcık şerbeti içtim dersin, gıkın çıkmaz, her zorluk geldiği gibi gider dersin! Karanlık bir köşede, gül kokulu seccadenin başında sabır, sabır, sabır çeke çeke yitirirsin ömrünü… Yitip giden her günün ardından bir damla göz yaşı kalır seccadenin üzerinde, acizliğini haykırır o gözyaşı, yakarışına şahitlik eder!

Ne oldu yüreğim! Hani gelen geldiği gibi giderdi? Niye gitmedi? Hala niye sızım sızım sızlıyorsun? Ne gelen geldiği gibi gider, ne de hayatlarımıza demir atmış acılar! Geçti sanarız, gitti sanarız, bitti sanarız ama acılar yanı başımızda şeklini değiştiriverir. Dün kaybettiğimiz çocukluğumuza ağlarken, bugün kaybetmek üzere olduğumuz gençliğimize yanarız. Ve kim bilir yarın neler görüp, duyacağız da sönmeyen yangınlarımıza bir odun olacak diye bekler dururuz. Anla işte yüreğim sen bu dünya da fazlasın!

[Toplam: 3   Ortalama: 4.7/5]

4 Yorum

  1. Aliye Nur Akarsel demiş ki:

    Gulsum hanım yüreğinize sağlık. Ne güzel ifade etmişsiniz çok beğendim

    29 Ekim 2020
    Yanıtla

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir