Yıllar Önce Hankendi Ve Hocalı da Sessiz Sinema Oynandı

Tarihçiler için ilk yasa hakikat olmayanı ağza almamaktır. İkinci ise doğru olan bir şeyi ört bas etmemektir. Bunlardan başka yazdığı bir şeyde taraf gütmemek ve kin beslememektir. Romalı devlet adamı olan Marcus Cicero’nun bu sözleri tarih kavramının geçtiği her yerde zihnime yansıyor.

Bu sözlere ithafen halen çözüme kavuşturulmamış ve milletimiz üzerinde derin bir yara olarak kalan, gerçeğe dönük bir şekilde örtbas edilmeye çalışılan Hocalı katliamı, kardeş tarihimiz bulunmaktadır. Milletlerin soykırım diye adlandırdığı bu vahşet o dönemde kaynayan Kafkasların zulümlere maruz kaldığı bir gerçeklikte ortaya çıkmaktadır.
Ülkemizin doğu sınırları tarafında kardeş ülke olarak sahiplendiğimiz Azerbaycan uzun dönemler boyunca birçok milletler tarafından istilaya uğramış ve asimile edilmeye çalışılmış olsa da bugün kendini , tarihini, benliğini ayakta tuttuğu görülmektedir. Coğrafi yapısı ve zengin petrol kaynakları ile gözleri üzerine çeken Azerbaycan kendi tarihini oluşturana kadar birçok savaşla mücadele etmiş güçlü bir devlettir. Halende Ermenilerin , Rusların işgali altında olan toprakları bulunurken bundan 27 yıl öncesinde başlatılmış bir kardeş zulmüne kapı aralayalım.
Yıl 1992 26 Şubat;
Azerbaycan Karabağ a bağlı olan Hankendi kasabası 936 kilometre kare alana sahip o dönemin rakamlarına göre 2 bin 605 ailenin toplam 7 bin kişinin yaşadığı bir vilayettir. 1991 yılında Rusya’nın kışkırtmaları ile Karabağ’ı ele geçiren Ermeniler bu süre zarfında halkın o bölgeyi terk etmesi için ellerinden geleni yapmışlardır.
BİR GECE ANSIZIN
Hankendi’nin giriş çıkışlarını ve oraya bağlı bütün köy yollarını kapatan Ermeniler dışarıya olan bağlantıları keserek hain planlarına başlamışlardı. Dağlık Karabağ’ın diğer bölgelerle bağlantısını kestikten sonra susa Ağdam seferini yapan helikopterin Ermeniler tarafından düşürülmesi ile hava ulaşımı da elden çıkmıştır. Sadece bu hava saldırısında 44 sivil hayatını kaybetmiştir. Halkın ulaşım kesintisinden dolayı milli ordu askerinden ve hafif silahlardan başka hiç bir şeye ulaşılamazken Ermenilerin 2 saatte top ve tüfekle ateşe tuttuğunu söylemek kızıl Ordu’nun abluka altına aldığı bu bölgenin kontrolünü Ermenilerle yaptığı ortaya çıkıyor. Üstelik kızıl Ordu’nun 366 motorize alayının bütün araçları Ermeni çeteleri tarafından kullanılıyordu. Hocalı kasabasına 3 koldan saldıran Ermeniler hamile yaşlı ve çocuklar için akıl almaz işkenceler yapıyorlardı. Bir gecede 613 Azeri kardeşimiz katledildi. Ayrıca 250 den fazla kişi esir alındı. Aradan yıllar geçmesine rağmen bazılarından ise halen haber alınamadı. Türlü işkenceler yetmezmiş gibi birde diri diri halkı ateşte yakan hainler bilakis savunmasız olan kadınlar ve çocuklara zulüm yapmışlardır.
KAN KOKUSUNA UYANDILAR
Ülkemiz olarak her ne kadar elimizden geleni yapmaya çalışsakta o gecenin sabahı bizleri çok üzmüştür. Üzerlerinden panzerlerle geçildiğini ve gözleri oyulan kadınların çocuklarının gözü önünde yakıldığını duymak bile bizleri acıtırken bunları yaşayan o insanlar kim bilir ne acılar görmüş olmalıdırlar. İnsanlığa bir kez daha yazıklar olsun dedirten bu vahşet tüm dünya çapında kınanarak tepki çekmiştir.
ASLINDA BİLİNEN TEK ŞEY GERCEKTİ
Sovyetler birliği Anayasası Rusya’nın Ermeniler üzerinden yaptığı bu işgale tepki göstermiş. Azerilerin topraklarının içerisinde dahil olan dağlık Karabağ in aslında nüfusunun Ermeni çoğunlukta olduğunu ve sınırlarına dahil olduğunu söyleyerek SSBC’nin bildirgesi göz ardı edilmiştir. Bu olaydan sonra BM Ermenileri kınayarak ve zorla aldıkları toprakları terk etmesini söyleyerek bir kapak aralamışlardır. Oysa ki günümüzde Azeri topraklarının içerisinde barınan Ermeniler bulunmakta ve toprakların belli kısmına el koymuş durumdadırlar. İçerimizde derin bir yara olarak kalan bu katliam yılın belli zamanında ülkemizde hatırlanarak kardeşlerimize yakın tarihte yaşanan bu trajediyi hatırlatmaktadır.

[Toplam: 6   Ortalama: 4.8/5]

5 Yorum

  1. Hatice Poyraz demiş ki:

    Ellerinize yüreğinize sağlık Aliye hocam

    7 Ekim 2020
    Yanıtla
  2. Aliye Nur Akarsel Aliye Nur Akarsel demiş ki:

    Yapmış olduğum edebi paylaşımı okuyup değerlendiren ve yorumlarını esirgemeyen herkese çok teşekkür ediyorum

    7 Ekim 2020
    Yanıtla
  3. Betül Toprak Betül Toprak demiş ki:

    Bir rüzgar esse mazluma el uzatan tüm canileri alsa görürse… Allah kardeşlerimize davalarında yardımcı olsun. Askerimizle çarpışamadıkça masuma el uzatan zalimlerin ellerini bağlasın İnşaAllah… Kaleminize sağlık Aliye Hanım 🙂

    8 Ekim 2020
    Yanıtla

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir