Hayatta ve Eğitimde Merakın Rolü
Merak, insanın öğrenme duygusunu güdüleyen fıtrî bir histir. İnsanın zihninde oluşan sorulara bir cevap araması, sorgulama, tefekkür etme ve hayat perspektifinin gelişmesini sağlar. Bu sorular,çocukluk ve ergenlik döneminde yoğun olmakla birlikte, yetişkinlerde de zaman zaman meydana gelebilmektedir. Cevap alınamadığı takdirde zihni sürekli kurcalar bu sorular nihayet birey doğru ya da yanlış bir şeye inanmaya başlar. Bu meselelerden birkaçına değinelim.
Her yaş ve dönemin kendisine has özellikleri ve soruları vardır.Konuşma aşamasına yeni geçmiş çocuklar dünyayı, çevreyi keşfetmek için sıklıkla soru sorarlar. Bizim bildiğimiz en basit nesne bile onlar için yabancıdır. Merak duygusunu zirvede olduğu dönemde sorularına cevap vermek,dil ve kavram gelişimleri için oldukça önemlidir. Tedricen hayatı tanıyıp anlamlandırmaya başlayan çocuk büyüdükçe sorduğu sorular da değişir ve nihayet ergenlik dönemine ulaşır. Bu dönemde ise sorular daha çok içedönük ve soyuttur. Örneğin, “ Ben ne için varım, bu dünyaya neden geldim?”tarzında varoluşsal nitelikte ; yahut “Beni ve tüm ailemi kim yarattı, kainat da var olan bu düzenin kaynağı nedir?” gibi itikadî nitelikte de olabilmektedir. Tıpkı çocukken sorduğu sorulara cevap verdiğimiz gibi,ergenlik dönemindeki bireye de cevap verilmeli,cevabını bilmiyorsak ehline sorup öğrenmeliyiz. Nitekim bilhassa dini ve itikadi konularda cahiliye zihniyetliler avını gözetleyen aslan gibi beklemekte ve kendisi boğulduğu çukura ikna edici sözlerle gençleri de sürükleyebilmektedir. Oluşan inkarcı akımların temelinde yatan sebeplerden bir tanesi de budur.
Merak, eğitim alanında da olmazsa olmaz bir ilkedir. Bir öğrenci anlayamadığı konuyu merak edip sorar, lisans öğrencisi ise bir alana merak edip ilgi duyarak o alanda uzmanlaşma adına adımlar atabilir.
Her yeni bilgi merakla doğar. Edison ampulü,Graham Bell telefonu merak etmese icat edebilir miydi? Onları ve daha nicelerini böylesine azimli kılan merakları değil miydi?
Velhasıl itikattan dine pek çok alanda, bir çok dönemde etkili olan bu fıtrî hissin kişinin inançlarının sağlam zemine inşa edilmesi, eğitim hayatında bilhassa lisans döneminde okuduklarını sorgulayıp merak ettiği alana dair eğilimde bulunması, ve hatta tüm insanlığa faydalı olan bir buluşa vesile olması gibi pek çok faydasını sıralayabiliriz.
Başta çocukluk dönemi,sonrasında ergenlik döneminde bireylerin sorularının itina ile cevaplanması gerekir. Nitekim insan bir şeye inanma eğilimindedir ve evren boşluk kabul etmez.
Çocuklarımıza geleceğin bilim adamı, mühendisi,muciti vs.olarak bakmalı , ve bize verilen emaneti en iyi şekilde yetiştirebilmenin bilinci ve azmi ile hayatın her alanında onlara destek olmalıyız.
Modern cahiliyet ancak iyi bir eğitim ile düzelir. Merakımızı, lüzumsuz olandan sıyırıp faydalı olanda değerlendirerek değişip gelişen, dünyayı güzelleştiren bir toplum olmamız duasıyla…
Süeda Şeker