Beyaz Zenciler
Boşluğuna nergis kokusunun
Gün batımı gözlerinden apansız.
Vakit dar ağacında asılı bir mahkûm
Bir mızrak ucunda ölü /gidiyorum /
Kefenlere sarılı sevdalar var heybemde
Bir heykel sessizliği gönlümde…
Pençelerinden hasret yağan bulutlar
Ağlıyor şehrin kokuşmuş sokaklarına
Evlerin duvarlarında hafakan gözleri
Dalmış gibi bir hayale / korkuyorum /
Dikenli yollar sarılmış kamalı soytarılarla
Titrek bacaklı atlar ardımsıra sana koşuyor.
Umudusun sevda kervanlarının..
Beyazgecelerinsonbulmazyoksulluklarında
/ağlıyorum/ bir hint dilencisinin
Çocuk hüznüyle ayaklarında pranga.
Dökülüyor dudaklarından ölüsü bülbüllerin
Goncası kurumuş güllerden…
/ölüyorum/ ağır aksak, kardelensiz kalmış
Bir güneşin küskünlüğüyle
Sokaklambalarının yalnızlığında.
Acı yürekler bulvarında beyaz zenciler ellerinde kanalı kara kamalarla kahkahalı
Sen ellerinde sönen meşale ışığıyla
Ağlıyorsun dehlizlerinde şehrin kör karanlık.
Eserde kullanılan fotoğraflar:
Fotoğrafın alındığı site için tıklayınız.
Fotoğrafın alındığı site için tıklayınız.
YouTube kanalımıza abone olabilirsiniz: Edebi Alem