Menu
in ,

İyi Polisiye Gerçek Bir Hayattır

İyi Polisiye Gerçek Bir Hayattır

“Sizin söylediğiniz bir şey herkes tarafından kabul olacak olsaydı bu ne olurdu?” cevabını düşündüm desem yalan olur. Herkes tarafından kabul edilmesini düşündüğüm tek düşünce “İyi polisiye iyi edebiyattır.” Yani polisiye asla küçümsenmemeli, her türden polisiye destek görmelidir. Benim gözümde polisiyeyi diğer türlerden ayıran en büyük özellik, insan ruhunu en iyi anlatmasıdır. Bir polisiye yazarı yazarken aynı zamanda bir katil, bir polis, bir şüpheli ve bir kurban oluyor; her pencereden bakma şansına sahip olabiliyor. İnsan ruhu her ne kadar çözümsüzmüş gibi gelse de polisiye bir nebze olsun buna sıcak yaklaşır. Benim gözümde katil daima iyi bir insandır, çoğunuz şu an bana kızıyor, bunu tahmin edebiliyorum. Cevabı elbette yine insanda gizli, iyi bir polisiye metninin merkezinde daima insan ve ruhu vardır ve çözümlenip aydınlanmayı bekler.

Katil konusunda kiminiz benle aynı düşünceyi savunurken çoğunuz katillerin öldürülmesinden yana. Evet, öldürmek bir katili ortadan kaldıracaktır fakat bu sorunu asla çözmeyecektir; eğer katili öldürürsen öldürme sorununu giderme uğruna sen katil olursun ve emin olun bu sorun idamla, öldürmeyle çözülmez; diyecek olursanız o da bir yol kesinlikle buna katılırım. Bu yüzden sorunun kaynağına inmeli, olayların dehlizlerinde dolaşarak çözüm odaklı çalışmalıyız; sorun belki de katilde değil belki de bir yerlerde eksiklikler var, belki eğitim, belki ahlak belki terbiye…

Benim gayem daima iyi bir polisiye metin yazıp, bu görüşü herkes tarafından kabul ettirip polisiye metninin küçümsenmesini önlemek. Biz insanın yaşamında polisiye hep var olmuştur, yine şaşıracaksınız ama öldürmek ve cinayet ilk insandan bu yana var. Evet, polisiye yazıyoruz neden mi? Çünkü insanın içindeki kötü daima iyiliği bastırıyor. İnsan kötülüğe her zaman bir adım daha yakın.

“İlk polisiyeyi kim yazmıştır?” ellerimiz çenemize gitti, aklımıza gelen ilk isimler şunlar oldu: Agatha Christe, Edgar Allan Poe, Arthur Conan Doyle…

“İlk polisiye inanırsanız Kuran’da Habil’in Kabil’i öldürmesi, inanmazsanız ise Mezopotamya’da…” ne kadar ilginç değil mi? İlk polisiye örneği kutsal bir kitapta geçiyor, sebebi belli insanın içine kötülük tohumları o zaman ekildi. Birbirlerini kıskanan iki kardeş insan ruhunun en doğal iki örneği olmuşlardır. Bu yüzden fikrim daima polisiyenin lezzetli bir edebiyat dışında gerçeklere ayna tutan bir türde olduğunu unutmamalıyız. Ben de polisiye yazıyorum bundan büyük keyif alıyorum, yazarken sadece katil kim sorusundan ziyade, neden öldürdü oluyor bu da insan ruhunun aynasını oluşturan romanlar meydana getiriyor. Örneğin Kayıp Lahitler romanımda çocukluk travması olan bir katili, Antikacı Dükkanı romanımda ise kadın katillerini öldüren bir psikopatı yazdım. Ama şu gerçek ki ne kadar polisiye yazılırsa yazılsın insan ruhunu anlamak mümkün değil ancak iyi bir polisiye güzel yaşanmış bir hayat demektir.

                                                           Musa ÜNAL

                                                           9.11.2021

Eserde kullanılan fotoğraf Ayşen Eren tarafından fotoğraf çekilmiştir. 

Musa Ünal’ın kaleme aldığı “Biraz Kahve Biraz Kitap” adlı eseri okudunuz mu?

Yorum Gönder

Exit mobile version