Menu
in ,

Kapımda Özgürlük

Kapımda Özgürlük

-Tık tık. Düşünce kardeş.

-Kim o?

-Benim. Özgürlük.

-Niye geldin yine sen!

-Yıllardır evindesin. Seni mutlu etmeye geldim. 

-İstemem. Benim sana ihtiyacım yok.

-Ne yani , ölene kadar böyle mi kalacaksın?

– Aynen öyle. Ölene kadar. Hem kapım kilitli ve iki anahtarı var. Biri bende diğeri değil.

– Nasıl olur? Senin evinin anahtarı başka birinde mi?

– Evet ne olmuş. Hatta isteyen bu anahtarı kullanabiliyor. Benim iznim var. Seni niye ilgilendiriyor!

– Tamam o zaman son kez soruyorum. Dışarı çıkmak istiyor musun? İstersen anahtarları senin yerine ben alabilirim.

– Oofff yeter. Kaç kere anlatacağım. İs-te-mi-yo-rum!

– O zaman seni bu tutsaklığınla baş başa bırakıyorum. 

Temsil burada sona eriyor. Hatta tutsak altında olan ısrarcı ve inat olunca bundan sonrasına söyleyecek bir şey kalmıyor.

Tutsak düşüncelerden kastımız aslında bizi etkileyen hem içsel hem dışsal faktörler. Yani eğer birisi sana dünyanın yuvarlak olduğunu söyler ve sen kare olduğuna ısrar edersen, bu senin kendi tutsaklığın. Ancak etrafta yanlış olan düşünceler dolanır ve sen sorgulamadan bunun etkisi altında kalırsan işte bu dışsal faktörlerin etkili olduğu bir tutsaklıktır. Ancak bu durumda senin elindedir. Sen kilidi açıp doğruyu bulmak istersen yolda özgürlük ile beraber ilerlersin. “İnsan ne yaparsa kendine yapar.” tabiri tam olarak burada devreye giriyor. Bu durumu kendi içimizde sorgularsak belki de fark etmediğimiz tutsak düşüncelerle karşılaşacağız.

Tutsak altına aldığımız bu düşünceler aslında sadece zihinsel bir durum değil. Düşüncelerimiz bizim hayatımızın her alanına yansıyacağı için bu tutsaklık maalesef her an bizimle beraber. Örnek vermek gerekirse; insanın davranışlarını düşünceler belirler. Ben düşüncelerini kısıtladıkça davranışları otomatik olarak kısıtlanacaktır. Çünkü kabul etmediği her davranış veya her durum o kişiyi hep yerinde saydıracak. 

 Temsilde de bahsedildiği gibi bunun tek çözümü tutsak olan düşünceleri kabul edip bu düşünceleri özgürlükle birlikte  yola çıkarmak. Zaten yolda kalmayı göze alanlar yolu hiç düşünemeyecekler. Düşünemediği her yol kendisi ile birlikte bütün hayatını tutsak altına alacaktır. Ve maalesef buna kendisi sebep olacaktır.

 O zaman haydi varsa tutsaklığımız, özgürlüğe kapı açma vakti çoktan gelmiştir. Unutma aslında kapının anahtarı sende. Ve sen izin vermedikçe anahtarlar hep sende kalacak. 

Beyzanur Güler

Eserde kullanılan fotoğraf Ayşen Eren tarafından çekilmiştir. 

Beyzanur Güler’in kaleme aldığı “Hiyerarşisiz Toplum Mümkün mü?” adlı eseri okudunuz mu?

Kapımda Özgürlük – Kapımda Özgürlük – Kapımda Özgürlük

Yorum Gönder

Exit mobile version