Menu
in ,

Sevmek Seni

Sevmek Seni

Yârim, yarenim…
Bilmem duyar mısın sesimi?
Görür müsün çaresizliğimi?
Ben yine bu kör vakitte vurmuşum kendimi denizin dalgasına ve dalmışım kayıp yıldızların arasına.
Ben yine bu gece de yani her gün her gece olduğu gibi seni seviyorum, seni anıyorum, yine sana yazıyorum.
Sevgilim, ben seni çok sevdim.

Hani sorsalar “Sevmek nedir?’’ diye,
Hani sorsan bana “Beni nasıl sevdin?’’ diye,
Söz yine mısralara düşer.
Çünkü bu aciz kul anlatamaz seni sevmenin ne büyük, ne yüce ve ne acı olduğunu.
Çünkü bu aciz kul sana virane.
Artık aşkınla biçare…
Sahi, neydi sevmek?
Sevmek, sanki senin için yaratılmış gibiydi.
Sevmek, en yalın haliyle senin gibi bir şeydi.
Kainatın olan olmayan tüm harikalarının sende, teninde can bulmuş hali gibiydi.
Sevmek seni…
Şiirlere, şarkılara, kelimelere, türkülere sığdıramamaktır seni.
Dizginleyememektir sesinle nefes alan yüreği.
Sevmek seni…
Bütün bilinmezliklerin içinde bildiğim kadarıyla yalnızca seni sevmekti.
Benim yaptığım gibi.
Sevdim seni sevgili, çok sevdim.
Hani bilsem ki bir tel kopacak saçlarından,
Durdururum dünyayı ki esmesin rüzgârı, saçlarına değip geçmesin.
Hani bilsem ki bir damla süzülecek öpmeye kıyamadığım yanaklarından,
O her bir damlaya bir değil bin ömrüm olsa yine veririm.
Sevgilim, ben seni çok sevdim…
Bir çocuk kadar saf, temiz, günahsız.
Belki yaralı bir kadın kadar çaresiz, ümitsiz.
Asi bir delikanlı kadar korkusuz ya da hadsiz.
Evet belki de haddimi bilmeden sevdim seni ama sevdim…
Sevgilim, affet, bu gece de çok konuştum, çok ağladım, çok yazdım.
Adını ağaçlara kazıdıkça kazıdım.
Çünkü seni çok sevdim.
Çok sevdim sevgilim, çok sevdim…

Nurcan Konak

Eserde kullanılan fotoğraf Ayşen Eren tarafından çekilmiştir.

Yorum Gönder

Exit mobile version