Menu
in

Haksız Haklılık

Haksız Haklılık

” Kime sorsan seviyor zaten” diyordu Can Yücel yaşadığımız zamana baktığımızda bana göre o kadar haklı bir deyişki… “Bana göre “diyorum çünkü aksini iddia edenler azımsanmayacak bir çoğunlukta olduğu için “Kime sorsan haklı zaten demek geliyor içimden.”
Evet herkeste bir haklılık çabası almış başını gidiyor bu çağın cahilliği mi, hissizlik mi bilemiyorum. Çoğu zaman bir fikir üzerine tartıştığım insanların konuyu hangi amaç uğruna anlatmaya çalıştığına bakıyorum.

Doğruyu savunmak mı ?

Bana göre haklılık mı ?

Sadece haklı olmak mi?

Haklı olduğunu göstermek mi ?

Emin olun bu sorular karşıdakini niçin dinlemem gerektiği konusunda önemlidir benim için…
“- ben seviyorum herşeyi yapabilirim , isteyebilirim ,seviyorsam benimdir, daha ne olsun ötesi yok “diyen birisine  sahiplenme duygusunun kendine göre bağımlı haklılığı diyebiliyorum…Bazen de
“-terk etmeliydim kendimce haklı sebeplerim vardı” kaçamak gözlerin rahat sözlere gizlenmiş bahaneler ile süslenmiş kendince haklılığı ,ne diyebilirim ki…
Önemli olan şey haklı olmak mıydı acaba ?

Hadi çoğaltalım haklılıkları
“O bir mülteci bizim vatanımızda ne işi var, yemesin içmesin çalışmasın defolup gitsin , hatta ölsün banane bundan ” diyen insanlara sormak istiyorum
isar ruhunuz nereye gitti…
“Daire 5 ‘e taşınan kişi ermeni asıllıymış kim izin vermiş bana sordunuz mu istemiyorum çıkarın gitsin ” diyen apartman sakinine(!)  gurbette ekmek peşinde koşan vatana ,sılaya hasret ,uzaklarda yaşamak zorunda kalan, eş ,dost ,akrabalarımızı unutturan hangi haklı sebep olabilirdi acaba?
“Biliyor musun sizin çırak kürdmüş kesin teröristtir çıkar  işten , uzak dur. nolur nolmaz..” sözleri  hangi ırkçılığın gizli silahının haklılığı ?
Biz ki kapıya geleni Hızır bilmiş , Allah’ ın misafiri diyip ikramda yarışa giren , gayri Müslim olsa bile kucak açıp aynı sofrada oturup aynı göz yaşını dökmüş beraber yaşamış beraber ölmüş bir ecdadın evlatları değil miyiz ?
Biraz daha ileri gideceğim
-Yoldan geçerken samuray kılıcımı kullanmak istedim çünkü savunmasız bir kadındı… o an öyle istedim ” diyen zavallıya , haykırışlarımı yutkunarak bunu kendine hak görebileni hangi haklı caniliğe sığdırabilirim ki
-dünyanın çirkinliğinden habersiz daha beş yaşındaki bir kız çocuğuna, kadın gözüyle bakıp” bayan”diye hitap ederken  idamlık zihniyeti kendine hak göreni hangi ruh hastalığına bağlayabilirim ki
-ömrünü evladına adamış bir annenin -senin annen senin annen – diyerek evlatları arasında iteklenip istenilmemesinin haklılığını hangi hayırsızlığa yakıştırmalıyım ki

Ah ahh …O kadar çok acı örneklerle  doluyuz k; imanı sadece 5 vakit namaz ile bitirmiş , empati yeteneğini kaybetmiş ,ön yargıları at gözlüğüne takılmış  bakış açısı âmâ olmuş,  ben dürtüsü ile kalbimizin sesini unutmuşuz malesef …
Hep haklıyız değil mi ?
Bırakın artık haklı olma çırpınışlarını

Ortada bir doğru var ; bizleri diğer canlılardan ayıran manevi duygularımız…
Asıl yapı taşlarımız olan vicdanı, merhameti, sevgiyi vb. nerede unuttuk, ne zaman kaybettik? Ne ağacı, ne hayvanı, ne de insanı sevemeyen değerlerini kaybeden ve yaradılış gayesini unutan insanlar mı olduk ?

Ortada bir doğru var  evet ; “Sadece insanım ben “rengine , diline, dinine , ırkına , cinsiyetine, statüsüne değil, insana insan gözüyle bakmadığımız sürece hiç bir zaman insan olamayacağız gerçeği…Ortada bir doğru var ; asıl dikkate almamız gereken ve ayrım yapacağımız tek gerçek ve en önemli husus “iyi ve kötü” kavramıdır
Ama ‘lar , Fakat’ lar…bu gerçeği kapatmanın bahanesi olamaz ki…

Hak ‘ kı unutan insan ,
Kendini Hak zanneden ,
Nisyanın haklılığına gömülüp kalandır….
Sen – Ben ayrıştırmasını bırakıp
Ben ben ben narsizliğini soyunup
Ortadaki alev alev yanan bir doğru varken
Ve dünya yaşanmaz bir hal almışken
Bırakın isli haklılıklarınızı , neye yarar ki…

Yorum Gönder

Exit mobile version