in

Beyaz Zenciler

Beyaz Zenciler

Beyaz ZencilerTut ellerimden kadınlarım /düşüyorum /
Boşluğuna nergis kokusunun
Gün batımı gözlerinden apansız.
Vakit dar ağacında asılı bir mahkûm
Bir mızrak ucunda ölü /gidiyorum /
Kefenlere sarılı sevdalar var heybemde
Bir heykel sessizliği gönlümde…
Pençelerinden hasret yağan bulutlar
Ağlıyor şehrin kokuşmuş sokaklarına
Evlerin duvarlarında hafakan gözleri
Dalmış gibi bir hayale / korkuyorum /
Dikenli yollar sarılmış kamalı soytarılarla
Titrek bacaklı atlar ardımsıra sana koşuyor.
Beyaz ZencilerSen ellerinde meşalelerle sokak başlarında
Umudusun sevda kervanlarının..
Beyazgecelerinsonbulmazyoksulluklarında
/ağlıyorum/ bir hint dilencisinin
Çocuk hüznüyle ayaklarında pranga.
Dökülüyor dudaklarından ölüsü bülbüllerin
Goncası kurumuş güllerden…
/ölüyorum/ ağır aksak, kardelensiz kalmış
Bir güneşin küskünlüğüyle
Sokaklambalarının yalnızlığında.
Acı yürekler bulvarında beyaz zenciler ellerinde kanalı kara kamalarla kahkahalı
Sen ellerinde sönen meşale ışığıyla
Ağlıyorsun dehlizlerinde şehrin kör karanlık.

Hasan Gökhan Atmaca 

Eserde kullanılan fotoğraflar:

Beyaz Zenciler

Fotoğrafın alındığı site için tıklayınız.

Beyaz Zenciler

Fotoğrafın alındığı site için tıklayınız.

YouTube kanalımıza abone olabilirsiniz: Edebi Alem

Eseri Beğendiniz mi?

13 Yorum

Yorum Gönder
  1. Bu eserinizi daha önce okumuş olma ihtimalim varmıdır. Galiba hatırlıyorum bu şiiri bahsettiğim tüm duygu ve biçimleri burada görüyorum. Değişik güzel bir paylaşım ellerinize sağlık

  2. Önceki platformda da yayınlamıştım. Ama şiirden kimse bir şey anlamamıştı. Daha doğrusu şiirden anlayan kimse yoktu. Aliye Hanım biraz sert ve akademik bir eleştiri bekliyorum sizden. :):):):)

    • Bu eseri şimdi hatırladım üstelik yaptığımız yorumlarıda bayanlar olarak size bir linç girişimi vardı ilk satırlarda “kadınlarım” kelimesi rahatsız etmişti ve hatta siz bunun açıklamasını da yapmıştınız o yüzden tekrar bir daha açıklamayın hatırladım o günü ☺️ şiire gelirsek yani şiir demek ‘ de anlamsız övmek hicv etmek değil burada farklı bir şey söz konusu gerçekten çok başka bir ruh hali benim edebiyatım yetmez mesela özellikle ölüyorum, düşüyorum, gidiyorum sözcükleri neden işaret arasında bunun bir anlamı var mı vurgulama olarak oraya takıldım sonra bambaşka bir ruh hali bütün negatif enerji yi yüklemiş siniz güneşten buluta geceden gündüze normalde daha güçlü kararlı paylaşım derdim ama bu başka geldi. Bunu bir adli tıpa göndermek lazım musadenizle , ellerinize sağlık

      • Adli tıp bunun hesabını bulur mu ki? Sadece dili bozuyorum ve bunu duygulara derin anlamlar yüklemeye çalıştım. Ayrıca biraz da gelişigüzel mısıralar dizdim hepsi bu :):)

          • —-Şiirdeki duygu açıkçası geçti bana hatta sonuna da kendim iki satır ekledim kafamda.

            Ve ben ise küllerine teslim olarak meşalenin,
            Mahsur kalıyorum beyaz zencilerin avcunda…

            Dilenci kısmı hoşuma gitti son kısım biraz daha vurucu olursa daha etkili olur ne de olsa bir hüzün var bu yazıda. Soytarılar aynı zamanda da beyaz zenciler galiba diye bi düşündüm ama bilmiyorum. Birkaç tahminim var beyaz zencilerin neyi imgelediğiyle alakalı ama onu en iyi yazan kişi bilir tabii. Onun dışında yazı güzel, kelimeler fazla basit değil, anlatım olarak daha da vurucu olabilir. Oradaki duyguyu nirvanada yaşamak istedim şahsen okurken. Hayal gücü gerektiren satırlar da var anlaşılmasını güç kılan ama hissettiren ki ben de bu tarz kelime, hayal oyunları yapmayı seviyorum. Eğer melankolik bi kişi ise ya da karanlık tarz yazılardan hoşlanıyorsa küçük iskenderi önerebilirim işine yarayabilir.—-
            Kendisine, fikrine saygı duyduğum bir kardeşimin yorumları bu şekilde oldu.
            ( En çok beyaz zenciler kavramı eleştiri aldığını oradaki kelimeyi ne anlamda kullandığınızı genel olarak pek çok kişinin merak ettiğini söyleyebilirim. Gökhan bey )

  3. “Düşüyorum nergis kokusunun boşluğuna tut ellerimden ölüyorum.”
    İfadeyi bu şekilde de kullanıp çok daha anlaşılır kılabilirdiniz ancak bunu yapmayarak çok iyi yapmışsınız. Her biri bin anlam taşıyan onlarca mısra okudum sayenizde… Açıkçası anlamak, anlamlandırmak bir zor, karmaşık gibi duran ama bi o kadar da sade bir şiir. Şair gerçekten anlaşılmak zorunda mıdır? Yoksa insan okumasını mı bilmelidir? Bu konu daima tartışmaya açık kalacak sanırım ama bana göre yaşamadığımız hiç birşeyi gerçekten anlamayacağımız gibi duygusunu tanımadığımız her şiire de yabancı kalacağız. Teknik anlamda eleştirmem doğru olmaz ancak hissettirdiklerini anlatmaya da kelimeler yetmez. Yüreğinize sağlık

    • Teşekkür ederim yorumunuz için. “Mânâ şairin karnındadır” anlayışını benimsiyorum Betül Hanım. Şair anlaşılmak istemez. Aksine anlaşılmamak ister

  4. Şiirleriniz çok güzel, kesinlikle. Sadece şunu söylemeliyim ki biraz daha sade ve biraz daha kısa olsa sanki daha güzel olacak gibi… Verdiğiniz anlamlar çok hoş ama ben her zaman her şeyde kısa ve öz taraftarı olduğum için böyle bir yorum yapmak istedim. Tabii her yazarın ve şairin kendi fikri, buna bir şey demek haddimize değil. Kaleminize, elinize, yüreğinize sağlık Gökhan Bey.

    • Teşekkür ederim yorumunuz için. Ben şiir yazmaya başladığım günden itibaren hep ikinci yeni + Divan edebiyatı + Batı Edebiyatı karışımı bir şiir anlayışı ortaya çıkarmak istedim. Basit olan şiirlerimi yaktım. Şiirin dili bozma sanatı aram görüyorum. Bundan dolayı da şiirde biçim ve mana olarak zorlamayı tercih ediyorum. Ama dediginiz gibi her şairin anlayışı farklıdır.

  5. Bir ân Attila İlhan’ın eserlerinden birini okuyorum sandım. Üslûp yönünden çok benzemiş Gökhan bey. Bu tarz eserleri her kalem yazamaz, gönlünüze sağlık..

    Üçüncü kıtadaki:
    ”Sen ellerinde meşalelerle sokak başlarında
    Umudusun sevda kervanlarının..” mısralarının ardından şiirin en son bölümündeki:
    ”Sen ellerinde sönen meşale ışığıyla
    Ağlıyorsun dehlizlerinde şehrin kör karanlık.” kısmı beni oldukça etkiledi.
    Sevdalı yüreklerde yanan umut ışığının sönüşü ve ümitsizlik içinde bir kahroluşu hissettim okurken. Tabi bunlar benim hissettiklerim. O kadar derin bir şiir ki her okuyan da daha başka hissiyat uyandırabilir.
    Kuvvetli kaleminize sağlık Gökhan bey…

    • Teşekkür ederim. Emre Bey. Her okuyanda farklı bir duygu uyandırmak her okuyanın farklı anlam vermesini isterim şiirlerimde umarım bunu başarabildim

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Bedel

Affet Beni