Hayat Perspektifimize Yön Veren Etmenler

Hayatın her aşamasında herkesin kendine has fikirleri, görüşleri vardır. Heybedeki tecrübe arttıkça değişip gelişerek şekillenen bu fikirler, insanın hayat perspektifinin oluşmasını sağlar. Bu perspektifin oluşumunda başta aile ortamı olmak üzere; gurbet, hastalık, çekilen sıkıntılar, arkadaş çevresi, kişisel kültür hayatı gibi pek çok faktör etkilidir.
Aile ortamında ebeveynlerimizden gerek gen aktarımıyla gerekse sonradan öğrenme yoluyla iyi-kötü birçok huy ve görüş ediniriz. Nitekim, anne babalarımızı eleştirdiğimiz bazı noktalarda bizim de aynı davranışları sergilememiz bunun en bariz delilidir. Zaten yıllarca beraber yaşadığımız aileden düşünce ve yaşayış hakkında kazanımlar elde edinmemiz kaçınılmaz bir durumdur.
Aile ortamından sonra birey; arkadaş çevresi, ders aldığı öğretmenleri, karşılaştığı insanlar gibi kozmopolit bir ortama atılır. Her bir simanın taşıdığı değişik fikirlerle de zamanla tanışır. Kişisel kültür hayatından ve dışarıdan edindiği birikimleri öz süzgecinden geçirerek hayata karşı bir bakış açısı oluşturur kendi perspektifinden. İçinde bulunduğu bu unsurların ortalaması da bakış açısının değerini belirler. Bu değerlerin belirlenip bir perspektif oluşturma süreci ise, sorgulamaların başladığı ergenlik döneminden başlayarak hayat boyu devam eder.
Hayat perspektifini belirleyen unsurlardan biridir karşılaşılan acılar ve çekilen sıkıntılar.
Böyle zamanlarda tükendiğinizi zannedersiniz, her zerrenizde hissettiğiniz acınızla yok olup gideceğinizi… Bu acılarla törpüler sizi hayat. Söylediğiniz sözler, olaylara ve insanlara karşı yaklaşımlarınız ve birçok kişilik özellikleriniz değişir.
Nihayet, acınız bakışlarınıza ve fikirlerinize de akseder. Daha farklı bakarsınız her şeye yarım kalan gönlünüzle.
Fikirlerinize yön veren bir diğer husus da gurbet meselesidir. Bir insan memleketinden ayrıldığında da gurbettedir, anlaşılmadığı bir yerde bulunduğunda da. Memleketinizdeki insanlar dışında farklı insanlar tanırsınız. Sorumluluğunuz daha çok olacağı için hayat okyanusunu da tanırsınız dalgalarıyla boğuşarak. Tanıştığınıza memnun olur musunuz bilmem ama , değiştirir gurbet bakışlarınızı, fikirlerinizi.
İnsanın acizliğini hissettiği ince bir noktadır hastalık ve ölüm. An gelir doktorlar bile çaresiz kalır. Bekler durursunuz öylece hastane koridorlarında. Semaya açılan ellerde saklıysa devanız ve daha ömür takviminizdeki yapraklar henüz tükenmediyse atlatırsınız hastalığı. Fakat dünya sürgününüz sona erecekse vesile olur o hastalık ki, son noktayı koyar hayat defterinize. Dünya sürgününde kalan sizseniz eksik kalırsınız artık o günden sonra, hiçbir şey tamamlayamaz oluşan o boşluğu. Öyle bir hasret ki, er ya da geç gelecek olan vuslatın habercisi… Ve hayat sizi yaraladığı kadar aralar pencerelerini. Acınız kadar değişir fikirleriniz ve kişiliğiniz.
Kimi insanlar bu unsurların tümüyle imtihan edilir, kimi birkaçıyla. Gücümüz nispetince yüklenir bize dertler, bu dertlere de herkes karakterine göre tepki verir. Gözünüzün feri kadar bu dünyayı, ruhunuzun feri kadar iç dünyayı görürsünüz. Dikkat edin, Biz bu dünyadan fikirlerimizle, kişiliğimizle, yaptıklarımız ve yapamadıklarımızla geçiyoruz! Asıl yurdunun dünya olmadığını bilenler için en büyük gurbettir dünya. Ve her birimiz bir gurbetçiyiz. Kimi zaman yorulacağız belki kimi zaman kırılacağız…Fakat pes etmeden sabır ve sebat ile bu hayat yolunda yürümemiz gerek. En sevgiliden, bu yolun bizi türlü nimetlerle donatılmış, sıkıntısız ve sonsuz bir hayata ulaştırmasını ümit ediyoruz.
Süeda Şeker
Eserde kullanılan fotoğraf Ayşen Eren tarafından çekilmiştir.
Hayat Perspektifimize Yön Veren Etmenler
Hayat Perspektifimize Yön Veren Etmenler
Hayat Perspektifimize Yön Veren Etmenler
Hayat Perspektifimize Yön Veren Etmenler
Süeda Şeker’in kaleme aldığı “Sosyal Medyanın Bilinmeyen Yüzü“nü okudunuz mu?



Geçenlerde bu konuyu ele almıştım. Hatta bununla ilgili bir yazı yazmam gerektiği kanaatindeydim. Sueda hanım anlatmak istediklerimi fazlasıyla yazıya aktarmışsınız.
İnsanların gerçekten de bir dönüm noktası yada bir patlama da diyebiliriz yaşadığı an oluyor. Kimi 20 li yaşlarda kimi 40 yaşında ama bir şekilde kendini bulup , şekil verdiği , bu benim dediği dönem oluyor. Orada insan kendini tanıyor. Neyi yapıp yapamadığını , varoluşunu orada kavrıyor. Tebrik ederim. Bu çalışmanızdan dolay…