Ya Değilse!

Eğer söylediğim bir şey herkes tarafından kabul görülecek olsaydı onlara yanılabileceklerini, doğru sandığı bazı şeylerin yanlış da olabileceğini söylerdim. Nitekim zannettiklerimizden dolayı hatta bazı olayları yanlış yorumladığımızdan dolayı kırmıyor muyuz birbirimizi. Sırf bu yüzden küçük gördüğümüz ancak önünü alamayacağımız iftiralar hep bu yanlış anlamalar yanlış yorumlamalardan çıkmıyor mu? Ancak insan bir kere içten bir ‘acaba’ dese kimseyi yargılamadan, kırmadan daha sağlıklı düşünerek olaylara bakabilecek.
Bir şey duyduğumuz zaman ‘Hayır! Doğru olan budur.’ dediğimiz için farklı görüşleri, düşünceleri bile kabul etmiyoruz. Kabul etmedikçe kendi kendimize bir çember çiziyoruz. O çemberin dışına çıkmayı düşünmüyoruz bile. Dünyayı o çemberden ibaret sanıyoruz. Sadece kendi algılarımızla yaşadığımız bir dünya…
Halbuki insanlar bir kabul etse göz yanılır, kulak yanılır, beynimiz bile yanılır. Bir kabul etseler farklı denizlerin de olduğunu, kendilerini daha çok geliştirecekler. Geliştirdikçe başta kendisine daha sonra topluma faydası olacak. Faydası oldukça fark etmeden mutluluğun ve huzurun yolunu bulmuş olacak. İşte bu yol ‘Ya değilse?’ demekten geçer.
Beyzanur Güler
Eserde kullanılan fotoğraf Ayşen Eren tarafından çekilmiştir.

Ya Değilse!
Beyzanur Güler’in kaleme aldığı “Hiyerarşisiz Toplum Mümkün Mü?” adlı eseri okudunuz mu?

Çok yerinde bir paylaşım olmuş. Aslında kişi kendi kendini bir odaya kapatmış ne birilerinin girmesine izin veriyor ne kendisi dışarı çıkıyor. İlginiz var mı bilmiyorum ama Platon’un mağara benzetmesi de biraz buna benziyor. Belki başka eserleriniz için ilham olur 🙂
Evet maalesef . İlk defa duydum Platon’un mağara örneğini . Güzel yorumunuz için teşekkür ederim