in , , ,

Dilin Özellikleri

Dilin Özellikleri

Dil, Lehçe, Ağız, Şive, Sosyal Medya Dili Nedir?

Dilin Özellikleriİnsanlar arasındaki en tabii anlaşma, iletişim vasıtası olarak tanımlanan dilin oluşumu, uzun zaman almakla birlikte oluşumuna farklı alanların da katkı sağladığı gözlemlenmektedir. Bir dilin yararlandığı alt dallar filoloji başta olmak üzere; sosyoloji, antropoloji, edebiyat ve tarih bilimi olarak sıralanabilir. Birçok bilimle de iç içe olan dil ihtiva ettiği bu alanlar sayesinde bir toplum hakkında önemli ipuçları verir. Yani, herhangi bir toplumun dili üzerine bir çalışma yapılsa o toplumun kültürüne dair birçok kazanımlar da elde edilmiş olur. Esasen dil, ilgili olduğu alanlar ve barındırdığı özelliklerin bileşkesidir.

Dilin barındırdığı özelliklerin en temeli, dilin milli ve özgün olmasıdır. Bir topluluğu millet kılan unsurlardan biridir dil. Kendine has, özgün bir dili olmayan topluluklar millet olma seviyesine erişemez. Her ne kadar literatüre giren yabancı kelimeler olsa da her dil ihtiva ettiği kültürle özgündür. Her dilin tarihi, hitap ettiği kitlesi farklı ve değişime açıktır. Aşırı derecede farklılıklar olmasa da her dil zamanla birtakım değişimlere uğramıştır. Bu yönüyle de dil, dinamiktir.

Dil, aynı zamanda kurallar bütünüdür. Tıpkı diğer alanların tarihi, usulü, kuralları olduğu gibi dilinde kendi içerisinde kuralları vardır.

Ana unsur olarak farklı alanlarla birlikte incelediğimiz dil, yakınlık-uzaklık ilişkisine göre iki kola ayrılır: Tarihi dönemler içerisinde o dilden ayrılmış yapı ve şekil bakımından büyük farklılıklar gösteren kola lehçe; daha az farklılıklar kola ise şive denir. Şivenin bir alt kolu olan ağız, belli bir kesime has yazı dili oluşturmamış konuşma biçimine denir. Ağızlar, yöreden yöreye değişmekte olup söyleyişteki farklılıklardan ibarettir. Ağızdaki bu söyleyiş farklılığı zamanla Karadeniz, Doğu Anadolu ve İç Anadolu gibi yörelere has kılınan belirleyici bir unsur olmuştur.

Bunların yanı sıra dilin; devlet dili, aynı branştaki kişilerin aralarında konuştuğu özel dil ve sosyal medya dili gibi alt katmanları da bulunmaktadır.

Devlet kurumlarında kullanılan dil resmî, branşlar içi kullanılan diller terimseldir.

Çağın gereklerine göre her dönemde bu alt kısımlar farklılık gösterir. Örneğin, iletişim aracı olarak mektubun kullanıldığı dönemde mektup dili, telgrafın kullanıldığı dönemde telgraf dili gibi alt başlıklar oluşabilmektedir. İçinde bulunduğumuz çağda da kullandığımız teknoloji gereği sosyal medya dili kavramı ortaya çıkmıştır.

Resmî alanlarda ve branşlar içi kullanılan diller dilimizin yapısına ve kurallarına uygundur fakat çağımızda çıkan sosyal medya dili, dilimize ve kültürümüze yönelik birçok problemler ihtiva etmektedir.

Çağımızda kültürümüzün unutulmaya yüz tuttuğunu gözlemleyebilmekteyiz. Şimdiki ve gelecek zaman kiplerini kullanıyoruz sadece. Geçmiş zaman yalnızca bir Türk dili konusu. Kültürümüz ise tarih kitaplarının tozlu sayfalarında kalan bir konu..

Dilimiz de köreliyor yavaş yavaş. Sosyal medya dili diye bir dil uyduruldu. Samimiyetsiz, hissiz, edebiyattan yoksun  bir dil.. Kelimeler kısaltılmaya başladı. İnsanlara söylenebilecek en güzel söz olan “Selamünaleyküm” yerini “sa”ifadesine, hal-hatır sormak için kullanılan “Naber” yerini “Nbr” ye ve insanları en yüce makama emanet ettiğimiz “Allah’a emanet ol” ifadesi yerini “Aeo” ya bıraktı. Derdini anlatmaktan tutun düğün, savaş ilanı için ferman yazan atalarımızın, kelimeleri hatta harfleri yutan torunları..! Harfleri yutacak kadar kimse kimseyle konuşmak istemiyorsa madem, ne bu sosyal medya bağımlılıkları?  Madem insanların iki kelam konuşmaya da yazmaya da mecali yok, kurulan bir sürü gruplar neyin nesi?

Sanal arkadaşlıklar kurulup  sosyal medyadan çay/kahve emojisi atarak insanlar birbirlerine ikramda bulunuyorlar. Gerçek arkadaşa kim zaman ayıracak, online olarak görüş gitsin?! Kim sevdiğine yürekten iki kelam edecek, internetten bul bir söz kopyala-yapıştır?!

Dilimiz ve kültürümüz tehdit altında ama kimin umrunda?!

Geçmiş zaman kipini Türk dili konusu, kültürümüzü ise tarih kitaplarının tozlu sayfalarının konusu olmaktan kurtarıp hayata aksettirmeliyiz. Aksi takdirde korkarım ki, bu yozlaşma ruhlarımıza ve kalplerimize de sirayet edecektir. Bize böylesine ender değerler bırakan atalarımızın mirasına sahip çıkmamak bir yana biz, bizden sonraki nesile ne aktaracağız? Kısaltılmış kelimeler, muhabbetsiz ilişkiler, sosyal medya bağımlılığı mı?

Bizden sonrakilere “yaşanabilir bir dünya” bırakmak için geçmiş zaman kipini hatırlayarak şimdiki zamanda yaptıklarımızla gelecek zamanımızı güzel şekillendirmeliyiz. Özümüze dönüp hayatlarımızı bize dayatılan unsurların aksine doğamızda bulunan kültürle sentezleyerek dilimize sahip çıkmalıyız.

Süeda Şeker

Eserde kullanılan fotoğraf Ayşen Eren tarafında çekilmiştir.

Dilin Özellikleri, Dilin Özellikleri, Dilin Özellikleri
Dilin Özellikleri, Dilin Özellikleri, Dilin Özellikleri

Süeda Şeker’in kaleme aldığı “Hayat Perspektifimize Yön Veren Etmenler“i okudunuz mu?

Eseri Beğendiniz mi?

2 Yorum

Yorum Gönder
  1. İlk etapta dil hakkında verilen bilgiler insanlara belki sıkıcı bir metin gibi gelebilir fakat sosyal medya diline giriş yapılan bölümden itibaren insanların dikkati eminim buraya yoğunlaşacaktir. Hepimizde bu durumdan muzdarip olup yinede yapmaya devam ediyoruz. Herşeyin kolayına kaçtığımız bir zamanda yazı dilinide olumsuz anlamda bozup bunlara dahil ediyoruz. Çok önemli bir konuya değinmişsiniz. Çok teşekkür ediyorum. Yüreğinize sağlık

    • Aslen teknik bir konu olmasına rağmen araya yorum da katmak istedim. Zira, akıcı olmayan eserleri okumak benim de hoşuma gitmez. Kıymetli görüş ve eleştirileriniz için çok teşekkür ederim.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Reklamlarda Edebiyatın Önemi

Modernizm Nedir?